Asım Kutluata

    1950’nin kışı bizim köyümüzde “Büyük Kar Senesi” olarak anılır. Çünkü bu senenin Ocak ayında yaklaşık 3 mt. kar yağmış, Şevki Küçükşahin’in evi çığ altıda kalmış ve evde bulunanlardan 3 çocuk ve usta olarak çalışan bir kişi taş duvarın altında kalarak hayatlarını kaybetmişlerdir. Çığ meydana geldiğinde Anam ile Dedem (Ziya) Amiras’dakievimizdeymişler ve hemen olay yerine koşmuşlar. Yıkılmış duvarın altından çıkarılan yaralılar ilkel yöntemlerle komşu evlere götürülmeye çalışılırken gelen yeni çığ, yaralıların ve onları taşıyanların sağa sola savrulmalarına neden olmuştur. Bu olaydan yaralı olarak kurtulan, benden 5-6 yaş büyük Orhan Küçükşahin’le daha sonraki yıllarda ve hala devam eden dostluğumuz ve de sevgimiz hiç azalmamıştır.

    Ben Amirasdaki evimizde çok ilkel koşullarda dünyaya gelmişim. Ebeliğimi Babaannem Rahime yapmış ve bir olumsuzluk olmadan dünyaya gelmişim. Dünyaya gelişimi, o zamanın genç kızları ve kadınları güle oynaya türkü söyleyerek armut ağacına çıkarak kutlamışlar.

    Köyümüz, Fındıklıya yaklaşık 15 km. mesafede güneye doğru Kaçkar dağlarının(Siprane tepesi) eteklerinde, keskin vadinin iki yamacında zor bir topoğrafya üzerine son köy olarak kurulmuştur. Atalarımızın, aslen Çamlıhemşin’in Zuğa (düzlük-terek) yöresinden 1600’lü yılların sonlarında geldikleri, Oce(Yeniyol), Gurubit (Yeniköy) köylerine yerleştikleri ve daha sonra da hayvancılığa uygun ve yaylalara yakın olması gibi nedenlerle tahminen 250-300 yıl önce bu yöreye (Yaylacılar köyü) yerleştikleri büyüklerimiz tarafından söylenmektedir.

    1950 -1960 lı Yıllarda Ekonomi

    1950 li yıllar, 27 yıllık CHP İktidarının sona erdiği ve Demokrat Partinin iktidara geldiği yıllardır. İkinci Dünya Savaşı sonunda oluşmaya başlayan iki kutuplu dünyada, Türkiye Batı Bloğunda yerini almıştır. Bu bloğun liderliğini ABD yapmaktadır. Yeni anlayış, ülkenin ekonomik yapısınada belli bir hareketlilik getirmiştir. Bu durum bizim köyümüzde camide yapılan öğretimin yeni yapılan okula taşınmasıyla kendini göstermiştir. 1950’den önce köyde okul olmadığından ilkokulu okuyabilmek ya 5 km uzaklıktaki Arılı Köyüne ya da yakınları olanlar Oce(Yeniyol) Köyüne giderlerdi.

    Ekonomik hayat tamamen tarıma ve hayvancılığa dayanıyordu. Köy halkı zaruri ihtiyaçlarını, tuz, şeker, giyecek, vs , dışında, kendi üretimleri ile karşılamaya çalışıyorlardı. Sattıkları az miktarda fındık , hayvan ve hayvan ürünlerinden elde ettikleri paraları, zaruri ihtiyaçları için harcamakta idiler. Bu yıllarda motorlu vasita yok denecek kadar azdı. Bizim köyümüze araba yolu , 1961 yılında köylüler tarafından yapılan taş köprü (bu köprü usta Cevat TERZİOĞLU tarafından yapılmıştır. Kendisini saygı ile anıyoruz.) ve mevcut 1,5 km yaya yolunun genişletilme çalışmaları sonucunda gelmiştir. Yakacak odun, fındık, hayvanların yiyecekleri gibi bir çok malzeme zor doğa koşullarında insan gücü ile taşınmakta idi. Mısır tarlaları çifte koşulan öküzlerle sürülmekte ve ekmek ihtiyacı bu tarlalardan elde edilen mısırların öğütülerek un haline getirimesi sonucu karşılanmakta idi.

    Rize’de çay üretimi 1935 lerden sonra başlamıştır. Yöre insanı çeşitli nedenlerle çay tarımına uzun yıllar sıcak bakmamıştır. En önemli neden de ekmek ihtiyacını temin ettiği mısır tarlalarının yerine yenmeyen çay bitkisinin ekilecek olmasıdır. Devletin verdiği destek ve bilgi bu anlayışı değiştirmiş çay ekimi de 1950 den sonra hızlı bir biçimde yayılmıştır. Bizim köyümüzde mısır ekilen tarlalara, çay bitkisinin ekimi, ağırlıklı olarak altmışlı yılların ikinci yarısında başlamıştır.

    Yaylacılar Köyü Üç Göllerden doğan ve yaklaşık 40 km sonra Fındıklı’dan denize dökülen derenin yamaçlarında kurulmuştur. Bu nedenle ekonomik yapı genelde insan gücüne dayanmakta ve oldukça zor koşullarda gerçekleşmektedir. Ailenin bütün fertleri yaşları ve güçleri oranında ekonomik faaliyetlere katılmak zorundadır. Biz çocuklar elimizden geldiği oranda çeşitli işlere hem katkı koyar hem de oyunlarımızı oynardık. Gözüme, kesilmiş mısır sapının girmesi , başımın patlaması, saçımın kesilmesi, Babaannemin ölümü, okula başladığım gün, çocukluğumdan hatırladığım önemli anılardandır.

Ana Sayfa