ODAMIZIN 42. DÖNEM GENEL KURULU'NA İŞ KAZALARI DAMGASINI VURDU

    Asım KUTLUATA

    Odamızın en yetkili organı olan Genel .Kurul 6 Mart 2010 günü saat 10'da çalışmalarına başladı. Açılış konuşmalarında; meslektaşlarımızın, mesleğimizin, sektörümüzün ve Ülkemizin sorunları dile getirildi. Çalışma ve Denetleme Kurulu Raporları üzerinde görüş belirten delegeler, genellikle oda-üye, oda-sektör ilişkileri ile meydana gelen iş kazaları üzerinde durdular.

    Kamuoyunun da yakından ilgilendiği Mustafa Kemal Paşa (Bursa) ve Dursunbey (Balıkesir) de grizu patlaması sonucu meydana gelen ve onlarca insanımızı kaybettiğimiz kazalar, Genel Kurulumuzun gündemindeydi. Böyle faciaların bir daha yaşanmaması için görüş ve çözüm önerileri dile getirildi. Maden Mühendislerinin bu tür kazalardaki sorumlulukları, yetkileri ve kaza sonrasında yaşadıkları olumsuzluklarla ilgili kanuni ve hukuki boyutlar da dahil olmak üzere, seçilecek olan Yönetim Kurulunun çalışmalarda ve girişimde bulunması tavsiye edildi.

    Kazaların madencilik sektörünü kamuoyu nezdinde olumsuz etkilediği, sebeplerinin ve sonuçlarının iyi araştırılması gerektiğini, madenlerin aramadan pazarlamaya kadar her döneminin bilimsel veriler ve mühendislik hesapları ışığında projelendirilmesi, uygulamanın muhakkak denetlenmesi ve kontrol edilmesinin “olmazsa olmaz” olduğu dile getirildi. Maden üretimi için hazırlanan işletme projelerine, uygulamada taviz verimeden uyulması ve üretim aşamasında karşılaşılan sorunlar üzerinde sağlıklı değerlendirmeler yapılması kazaların önlenmesinde en büyük etken olacağı belirtildi. Ölü sayısının fazlalığı genellikle kömür ocaklarındaki kazalarda meydana gelmektedir. Ana sebep de işletme projesine uyulmaması ya da sağlıklı uygulanabilir projenin yapılmamış olması gösterilebilir. Ocağın uygun şekilde havalandırılmaması, gaz ölçümlerinin zamanında ve yeterince yapılmaması adeta kazaları davet etmektedir. Ve kazadan sonra ilk yakalanan kişi Fenni Nezaretçi ve İş Güvenliği Mühendisi olmakta, fatura ağırlıklı olarak meslektaşlarımıza kesilmektedir.

    Genel Kurulda; madencilik zor doğa koşullarında gerçekleşen riski yüksek ve kendine özgü özellikler taşıması nedeniyle madencilik davalarına bakacak İhtisas Mahkemelerinin kurulması ve Madencilik İş Kanunu çıkarılması için Yönetim Kuruluna çalışmalar yapması görevi verildi. Madenciliğe birçok meslekten farklı bakılması gerektiğini yıllardır meslektaşlarımız, Odamız ve sektör kuruluşları dile getirdiler Ama fazlaca bir yol alındığı söylenemez. Kaza olduğunda yazılanlar, çizilenler, öneriler ve görüşler bir daha ki kazaya kadar hatırlanmadığını rahatlıkla söylenebilir.

    Başta ABD olmak üzere bir çok ülkede kömür madenciliğinin denetimi ve kontrolü ayrı olarak ele alınmış olup kömür üretimine yönelik olarak kurulmuş olan birimler tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde de kömür madenciliğin denetim ve kontrolü, proje uygulamakları oluşturulacak farklı bir kuruluş tarafından gerçekleştirilmesi, kazaların azalmasında olumlu rol oynayacağı düşüncesindeyim.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maden İşletmelerini hukuki, teknik, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği yönlerinden yönetmekte, denetlemekte, kontrol etmekte, ceza kesmekte, üretimi durdurmaktadırlar. Bu iki bakanlığın görev yetki sorumluluklarının iyi belirlenmesi gerekir. Kadrolarında mutlaka yeraltını, kömürü ve diğer maden işletmelerinin özeliklerini iyi bilen uzmanların ağırlıklı olduğu mühendisler bulunmalıdır. Yani madencilikte; klasik üretim,denetim ve kontrol anlayışı terk edilmelidir. Aksi taktirde, kazalarda insanımız ölecek, hammadde kaynağımız israf olacak ve ekonomimiz olumsuz etkilenecektir.

    Sektörümüzde işsizlik ciddi boyutlara ulaşmıştır. Mezun olan meslektaşlarımız iş bulamamakta, genellikle çalışanlar ücretini alamamakta, asgari ücrete mahkum olmaktadırlar. Sektörün desteklenmesi, üretimin mühendisin denetimi ve kontrolünde yapılması ve Ülkemizin bir sanayileşme politikası olması halinde bu ve benzeri sorunların çözümünün daha kolay olacağı görüşleri belirtildi.

    Ayrıca Oda-üye ilişkilerine yönelik Yönetim Kurulunun değerlendirme yapması gelecekte Oda-üye-sektör ve eğitim kuruluşları ilişkileri ile ilgili görüşler ve öneriler de Genel Kurulumuzun gündemindeydi.

    Odamızın gelecekte meslektaşımız olacak olan öğrencilere Odayı tanıtmak, işlevlerini anlatmak doğrultusunda çalışmalar yapılmaktadır. Ancak yeterli olduğu söylenemez.

    Oda örgütlülüğü konusunda çalışmalar yapılması, her üyeye ulaşılması ve sorunlarıyla yakından ligilenilmesi tavsiyelerinde bulunuldu. Diyarbakır şubesinin kurulması yörede çalışan meslektaşlarımızın ve madenciliğin sorunlarının çözümünde etkili olacağı görüşleri ve daha bir çok temenni ve sonuç bildirgesinin okunması ile 2012 de buluşmak üzere Genel Kurul çalışmalarını tamamladı.

Ana Sayfa