KÖYÜMÜZDE ÖĞRETİM VE BİR ANIM,

    Asım KUTLUATA

    Bizim köyümüzde (Yaylacılar) ilköğretim 1951-1952 yılında başlamış, ilk yıllardaki öğretmenler, Artvin Şavşatlı Hüseyin Erdoğan, Arılı köyünden Necdi Kadıoğlu, Gürsu köyünden Hüseyin İmamoğlu dur. Öğretim şimdiki köy caminin yerindeki eski caminin üst katında, bütün sınıfların bir arada olduğu tek derslikli bir alanda gerçekleştirilmekte imiş. Daha önceleri 30 lu 40 lı yıllarda 3 yıllık öğretim, yine eski caminin altında Hasan Gültekin(İdrisoğlu) ve Devlet tarafından görevli eğitmen Ziya Atagün tarafından okutulmakta imiş. Babam ve daha büyük yaştakilere okuma, yazma bu değerli kişiler tarafından öğretilmiştir. Bu tarihlerde okula gidenlerin çok güzel yazıları vardır. Çünkü Hasan amcanın gerek el yazısı gerekse normal yazısının çok düzgün olduğunu ben de iyi biliyorum. İlkokul açılmadan önce köyümüzün çocukları genelikle Arılı Köyüne ya da akrabalık bağlarımızın çok fazla olduğu Yeniyol (Oce) köyündeki yakınlarının yanına giderlermiş. (Sedat Küçükşahin, Cemil Küçükşahin Ağabeyler, ilkokulu Oce'de okumuşlardır.)

   Ben 1956 yılının Eylülün'de okula başladım. Besim (Küçükşahin) amcanın bana diktiği siyah önlüğü çok iyi hatırlıyorum. İlk ayları ve olup bitenleri net olarak hatırlamıyorum. Öğretmenim Artvin Şavşat'tan Şahsettin Turan’dı. 1956-1957 öğretim yılının 2. yarısında şu anda atıl duran yeni okulumuz yapıldı ve iki derslik bu binaya taşındık. İlkokul 1.sınıfı ve olayları pek hatırladığımı söyleyemem. İlkokul 3’ e geçtikten sonra Şahsettin Öğretmenimin tayini çıktı ve mezun oluncaya kadar (kısa süreli Hulusi Öğretmen ve bir vekil hariç) Orhan Tabak okuttu. Ve mezun etti. Mustafa Dagüloğlu’da bu yıllarda köyümüzde öğretmenlik yaptı ancak beni okutmadı.

   1959 -1960 öğretim yılında ben 4. sınıftaydım. Okulumuza Arılı Köyünden Hulusi (Ustaoğlu) Öğretmen tayin olmuş ve 4. ve 5. sınıfları aynı derslikte okutuyordu. Dersimiz matematikti. İsnen Kutluata, M. Ali Kutluata ve ben aynı sırada oturuyorduk. Hulusi Öğretmen “Söyleyin bakalım Küp nedir!” Dedi? Hiç kimsede ses yok sadece İsnen, "öğretmenim ben deyecem, ben deyecem” diye ısrarla parmak kaldırıyordu. Bende “İsnen küpü nereden biliyor” diye merek ederken , İsnen'in ısrarı da devam ediyordu. Hulusi Öğretmen söyle bakalım oğlum dedi. Herkes nefesini tutmuş İsnen'in cevabını bekliyordu. İsnen "Üstü dar boğazı var ortası geniş altı dar anam içinde turşu kurar. Buna küp deriz” öğretmenim dedi. Tabi sınıfta herkes katılarak gülmeye başladı. Ne kadar süre ile güldüğümüzü hatırlamıyorum. Bu tarif Hulusi Öğretmenimizi de çok güldürdü.

   İsnenele okulda anılarım çok fazladır. Dostluğumuz, samimiyetimiz, hiç bozulmadan artarak günümüze kadar devam etti ve her zaman da devam edecektir.

   Ben İsnen'in defterini okur katıla katıla gülerdim. Çünkü bazı kelimeleri ya yanlış ya da eksik yazardı. Orhan öğretmen bana “derste niye gülüyorsun” dediğinde verecek bir cevap bulamaz, her seferinde güze bir dayak yer, değişik zamanlarda yine İsnen'in defterini gizlice alır okur, güler ve yine dayak yerdim. Yazıda ismi geçen aramızdan ayrılanlara Allah'tan rahmet diliyor ve saygıyla anıyorum. Yaşayanlara güzel yıllar diliyorum.

   1960-1961 öğretim yılında Yaylacılar Köyü İlkokulundan mezun oldum. Sınıf arkadaşlarım Nezahat Küçükşahin, Fatma Kutluata, Nezihe Öztürk, Ciddiye Küçükşahin, Aysen Yıldız, Ayten Atagün, İsnen Kutluata, M.Ali Kutluata, Turhan Kutluata, Şahin Atagün, Ali Rıza Atagün ve Ahmet Tarlan dı. Bütün sınıf arkadaşlarıma selam ve sevgilerimi iletiyorum. Temmuz 1989 da kaybettiğimiz M.Ali'yi rahmetle,özlemle ve sevgiyle anıyorum. Şubat 2009.

    Not: Yazıda eksiklikler ve yanlışlıklar olabilir. Katkılarınızı bekliyorum.

Ana Sayfa