MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI’nın, ÜYE-MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMLERİ-SEKTÖR İLE İLİŞKİLERİ VE ÖRGÜTLENME,

    Asım KUTLUATA

    1954 yılında 6235 sayılı yasa ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) kurulmuş ve aynı yılın Aralık ayında da ilk Genel Kurulunu gerçekleştiren Odamız, 1955 yılında Zonguldak’ta ilk şubesini oluşturmuştur. Günümüzde beş şube ve onlarca temsilikle; üyelerine , mesleğe ve ülkemize hizmet vermektedir. Bütün bu faaliyetlerin ve hizmetlerin hayata geçirilmesinde en önemli etken Oda’nın üyeleri olan maden mühendisleridir. Üyelerin çalışmalara aktif olarak katılması doğrultusunda ve sektörün diğer bileşenleri olan ilişkilerde Oda Yönetim Kadrolarının yapması gerekenlerle ilgili görüş – düşünce ve önerilerimi paylaşmaya çalıştım.

    1970 yılların başlarına kadar Odamızın yönetimleri ağırlıklı olarak (Seçimler dahil olmak üzere) Devletin kontrolünde idi. Zaten TMMOB’de Kamu Kurumu niteliğinde bir (ne kamu kurumu ne de özerk bir kuruluş) meslek örgütü olarak kurulmuştur. “ Temel amaç mühendis ve mimarların mesleki olarak örgütlenmelerini sağlamak, mühendislik yatırımlarında kamu menfaatlerini öne çıkarmak ve savunmak, mesleğin gelişimi için eğitim çalışmalarına önem vermek, üniversite oda ilişkilerini geliştirmek, eğitimin ve öğretimin gelişimi uygulamasındaki sıkıntıların çözümünde destek vermek ” bilgilerini aktarmaktır.

   Oda’nın, Dünyadaki teknik, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri takip ederek mühendislerin, öğrencilerin ve sektörün bilgisine sunmak üzere sempozyum, kongre, seminer ve panel organizasyonların yanında kitap,bülten ,dergi gibi çeşitli yayınların basımını gerçekleştirmek,ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler için girişimlerde bulunmak ve benzeri bir çok aktiviteleri planlamak- uygulamak gibi çok önemli görevleri daha da artırılarak sıralanabilir.

   Yukarıda sayılanların gerçekleştirilebilmesi için: Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’nun yürütme ve organizasyonu birinci sıraya oturmaktadır. Yönetim Kurulu 7 asil ve 7 yedek üyeden oluşur. Bugün madencilik sektörü 1950’lerin ve daha sonraki yılların sektöründen oldukça farklıdır., Ağırlık özel sektöre geçmiştir. Maden Mühendisliği Bölümleri her yıl yaklaşık 1000 mühendis mezun vermekte ve bu mezuniyete paralel olarak sektör büyümemektedir. Mühendislerin, işsizliği önemli bir boyuta ulaşmıştır. Mezun olan meslektaşlarımız haklı olarak iş istemektedir. Ancak henüz madencilik sektöründe mühendisin öneminin çok da anlaşıldığı maalesef söyleyemeyiz. Mühendis özet olarak” üretimi planlayan, projelendiren, fizibilitesini gerçekleştiren, uygulamaya koyan, verimli çalışmayı ön planda tutan, varlığı ile de en sağlıklı ve güvenli çalışma ortamını oluşturan” kişidir. Ancak, bu sektörde iştigal eden bir çok madenci şirketin, mühendise bu gözle bakmadığını belirtmekte yarar var. Bir çok madenci, maden mühendisini,, kanuni vecibeleri yerine getirmek ve formaliteleri tamamlamak için zorunlu olarak istihdam etmektedirler. Bir noktada “yük “olarak görmekte, ücret, çalışma koşulları ve görev- yetkilerde mühendisin aleyhine oldukça sorunlu bir tablo ortaya çıkmaktadır. Mühendisin de mesleği ne kadar sevdiği ne kadar içselleştirdiği de çok önemlidir. Bunun sonucu olarak da mühendis-üretim-işveren dengesi sağlıklı olarak kurulamamış olduğu gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Bu tabloda ki mühendis aleyhinde ki dengesizliğin giderilmesinde en önemli görev Oda ‘ya düşmektedir

   Yukarıda anlatılanlar daha da genişletilebilir. Maden Mühendisleri Odası üzerine düşen çok önemli görevleri olduğunu belirtmeliyiz. Önce ülkenin her tarafına dağılmış maden işletmeleri ve maden mühendislerine ulaşabileceği en yakın mesleki birimi kurmak olmalıdır. Şubeler, Bölge Temsilcilikleri, İşyeri Temsilciliği ve İl Temsilcilikleri gibi. Bu birimler kurulmuş ve kurulmaya devam edilmektedir. Ancak Şubeler dahil olmak üzere kurumsal yapıların çok iyi oturduğu söylenemez. Hala ağırlıklı (her yönüyle) bir merkezi yapı vardır. Gerek karar gerekse Oda politikaları ile mesleki aktivitelerde Oda merkezi , yürütmenin en önemli lokomotifidir. Ama örgütün diğer bileşenlerinin de etkinliklere katılması merkezin yükünü hafifletmesi, tabana daha çabuk ulaşacak ve bu bilgilerin yönetenlerle paylaşılmasını gerçekleştirecek düzeye ulaştırılmalıdır. Çok kopuk ve etkisiz olduğunu söylemekte haksızlık olur, ancak istenen düzeyde olmadığı belirtebiliriz.

   Oda-Şube Yönetim Kurulları ve Temsilciler Maden Mühendisleri Odasının yürütmesidir. Başta seçilmişler olmak üzere ağırlıklı sorumluluk bu kadrolarındır. Bu kadrolar, iletişim-ilgi-bilgi kanallarını ancak üyelerin inanmışlık, katkı ve özverileri ile gerçekleştirilebilirler

   Yönetimler önce sorunları kısa sürede tespit etmeli. Nedir bu sorunlar ve çözümler :

   a) Üyelerin sorunları;
      - Özel sektörde çalışanların sorunları,
      - Kamuda çalışanların sorunları,
      - Madencilik bürolarında çalışanların sorunları,
      - Özel olarak çalışanların (SMMH) sorunları,

   b) Üniversite ile olan ilişkiler;
      - Üniversitelerin Maden Bölümleri Oda’dan neler bekliyor,
      - Oda-Öğrenci ilişkileri,
      - Mesleğin tanıtımı ve öneminin her yönü ile vurgulanması için neler yapılabilir,
      - Öğrenci tabanında daha geniş kitleye nasıl ulaşılacağının araştırılması,
      - Madencilik bölümü öğrencilerine Oda’yı,ve mesleği tanıtmak,
      - Meslek içi eğitimin önemi anlatılmak ve katılımı cazip hale getirmek,

   c) Sektörle olan ilişkiler;
      - Madencilere mutlaka mühendisin önemi anlatılmalı,
      - Mühendisin katkılarının hem üretime hem de çalışma ortamının uygunluğu açısından çok anlamlı olduğu her ortamda vurgulanmalı,

   Her başlık çok detaylı tartışılmalı , nihai kararlar üretilmeli ve ugulamaya konulmalıdır. Ancak inanan-seven ve birbirine güvenen kadroların oluşturulması gerekir. Bu kadroların çalışmalara aktif olarak katılmasında en büyük görev de başta Oda Yönetimi olmak üzere, diğer yöneticilere düşmektedir. Oda Yönetimi bu bileşenlerle zaman kaybetmeden seri toplantılar yaparak somut öneri ve tespitler üzerinde çalışarak karara bağlayıp, komisyonlar oluşturmalı ve kadroları çalışmaların içine katmalıdır. Bazı küskünlükler olmuş olabilir , bu arkadaşların da çalışmalara katılması için gerekli girişimlerde bulunmak yönetimlerin önemli görevlerinden biridir.

   Sonuç olarak; Odamız 1970-80-90’ların Odasından oldukça farklı bir noktadadır. Sektör yapısal değişikliğe uğramış, üye sayısı hızla artmış, işsiz mühendis sayısı ciddi boyutlara ulaşmış, kamuoyunda mesleğin önemi azalmış, mühendis kavramı eski önemini yitirmiştir. maden mühendisliği bölümlerini son sıralarda tercih etmek zorunda kalan geniş bir öğrenci kitlesi mühendis olarak gelmekte ve zor- riskli ve meşakatlı bir sektör içinde kendilerini bulmaktadırlar ve Oda yönetimlerinden çok şey beklemektedirler. Oldukça sorunlu bu tabloda Maden Mühendisleri Odasının çok rahat bir ortamda görev yaptığını ve yapabileceğini düşünmek hayalcilik olur. Bu nedenle daha gerçekçi, ayakları yere basan, üye ile çok yakın ve sorunlarını dinleyen, çözüm arayan ve bulan dinamik bir oda yapısını hedefleyen Üye-Meslek-Sektör ve menfaatlerinin ön planda tutulduğu ve bu konuda gereken diyalogların kurularak hayata geçirilmek üzere çaba harcandığı, her zaman olduğu gibi hukukun, adaletin, insan haklarının ve demokrasinin önemini daha fazla isteyen ve savunan Maden Mühendisleri Odasını gerçekleştirmek için hepimize (konumumuza uygun) görevler düşmektedir .Mart 2012

   

Ana Sayfa