DOĞU KARADENİZ’DE YAĞMUR–SEL VE ETKİLERİ:

    Asım KUTLUATA

    Karadenizde yağmurun ne zaman, ne kadar yağacağını hesaplamalamanın ve tahmin etmenin çok zor olduğunu söyleyebilirim. Fotoğraflların çekildiği gün yaklaşık 10 saat kesintisiz yağmur yağdı. Ben de Yaylacılar Köy’ünde bu yağmuru, yağmur sonucu Arılı (Pisala) Deresindeki hızlı büyümeyi canlı olarak yaşadım. Geçmişten gelen bilgilere dayanarak; 21Temmuz 2009 günü saatlerce yağan yağmur sonucu, meydana gelen su kütlesini daha yakından görebilmek için Goloskur köprüsünün üzerine gittiğimizde son yüzyılın en büyük deresi ile karşıkarşıya olduğumuzu söylemek sanırım yanlış olmaz.

    Yağmur; Karadeniz’de özellikle Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun’da hayatın bir parçasıdır. Yağmur, sel, heyelan yöre insanının yaşamını etkileyen, olumlu, olumsuz izler bırakan bir realitedir. Bazen kaçamayacağınız doğal olaylar vardır. Ancak gerekli projelendirme ve mühendislik hesapları yapılmadan, kontrolsüz ve denetimsiz olarak gerçekleştirilen müdahalelere doğanın verdiği tepki, can ve mal kaybına neden olmaktadır. Yol, ev, köprü, menfez yapımı , ağaç ve orman kesimi, hidro elektrik santral (HES) yapımı gibi yörede doğaya yapılan her müdahale iyi projelendirilmeli mühendislik çalışmaları ve hesaplamaları sonucu riskler azaltılarak hayata geçirilmelidir. Maalesef yukarıda saymaya çalıştığım aktivitelerle ilgili genelde iyi bir projelendirme ve mühendislik çalışmalarının yapıldığını söyleyemeyiz.

   Yöremizin topoğrafik yapısı oldukçe engebeli arazinin eğimininde fazla olduğu bilinmektedir. Küçük ırmaklar - dereler ve arazide açılan yollar, ırmaklara gerekli hesaplamalar yapılmdan konulan büzlerin tıkanması sonucu meydana gelen bentlerin yıkılması sel felaketine neden olmaktadır. Devletin, “ben vatandaşa kepçeyi, dozeri, ekskavatörü veririm yolunuzu siz yapın” demesi bu olumsuzlukların en önemli nedenlerden biri olduğunu söylersek yanlış yapmış olmayız.

    Bu ve benzeri olumsuzlukların yaşanmaması için en önemli görev önce devlete sonra da vatandaşa düşmektedir. İyi bir projelendirme, mühendislik hesapları ve uyğulamanın takibi devlet tarafından yapılmalı ve kontrol edilmelidir. Vatandaş olarak da evlerin yapıldığı yerlerin özelliklerini göz önünde bulundurulmalı ince eleyip sık dokuyarak ev ve benzeri yapılar hayata geçirilmelidir.

   En önemlisi doğaya müdahale ederken çok dikkatli olunmalıdır, oluşmuş dengeyi bozduğunuzda mutlaka önlemi alınmalıdır. Herkes bu konuda üzerine düşeni yapmalı, ufak hesapların büyük kayıplara neden olabileceğini unutmamalıdır.

Ana Sayfa