YAYLALARA 25 YIL SONRA ÖZLEMLE KAVUŞMA!.

    Asım KUTLUATA

 


   Şangul Boğazı (Araba yolunun ulaştığı nokta)

   ÇAPUKLU’DAN AYRILIYORUZ

        Cumartesi günü erkenden kalktık. Kahvaltıdan sonra keçiler sağıldı. Mala tuz verildi. Toplu fotoğraf çektirildi. Ayrılık herkese hüzün verir. Kalanlar (Sabri,Yunus, M.Ali Öztürkler) günlük yaşantılarına devam edecekler. Emineninsuyu, Çapuklu’nun aykırlığı, Kuletaşı, karşıda Sallar, Şangulboğazı, Küçük Yayla, Mağara ve tüm vadi görülmeğe değer bir manzara. Bir zamanlar Canpet’den gelenlerin ve İnce’lerin yüzlerce inek ve keçi ile çıktıkları Dereyayla bomboş ve adeta terk edilmiş gözüküyor. Mağara yaylasındaki mevcut araba yolundan Pilincut, Dereyayla ve oradan da Çapukluya ulaşacak yaklaşık 4-5km lik yol rahatlıkla yapılabilir.      

        Gürül gürül akan sular, bu suların kenarlarındaki godimi (doğal roka) yeme olanağı buldum. Koşnos'a gelince Corak Yaylası görüldü. 3 - 4 ev kalmış. Hamdi Atagün’ün (oğlu Yalçın) evine gittik. Oturduk. Çay içtik. Corak'taki meşhur sudan ne kadar içtiğimi hatırlamıyorum. Bayır’ın yol ayrımından sonra mahağop toplamaya başladık. Son zamanlarda ticari olarak yaban mersini ya da likapa ismi ile adlandırılan kaskanaka - mahağop karışımı meyve piyasalarda satılmakta. Bizim mahağop kıymetli bir meyve haline gelmiş. Eğrisu’daki su kaybolmuş, akmıyor. 3 - 5 metre yukarıdan Yalçın borularla suyu tekrar içime sunacak. Yol genişletme çalışması bu yılın ilkbaharında yapılmış. Yolu kapatan dallar ,ağaçlar kesilmiş, yürümek için engeller bu şekilde etkisiz hale getirilmiş. Bu çalışma Çamsuya kadar tamamlanmış. Başta İsnen Kutluata olmak üzere katkı koyan herkese teşekkür etmek isterim. Bu temizlik iyi olmuş da zeminin de düzenlenmesi gerekir diye düşünüyorum. Biraz çalışma sonucu yürüme yolu da uygun hale rahatlıkla getirilebilir. Ben yaylaya gitmem - gitmiyorum dememek gerekir. Bir gün, ya siz ya çocuğunuz ya da torununuz gider. Dedelerimizin, Ebelerimizin, analarımızın, babalarımızın yıllarca gidip geldiği, nafakalarını kazandığı bu yolu uygun hale getirmek hepimizin görevi olmalıdır. Çok zor ve oldukça bozuk yoldan Çatak Yaylasına ulaştığımızda geçmişte hayvanların otladığı güzelim düzlükler ya eğreti otu ya da değişik bitkilerle tamamen kaplı olduğunu gördüm.     


   Dere Yayla

        Çatak Yaylasında; Babamın birkaç yıl yaylacılık yaptığı, 1998 yılında benim de 3 gün kaldığım, şu anda İsnen Kutluata tarafından muhafaza edilen ev var. Küçültülmüş, girişi değiştirilmiş bir ev. Burada Babamı hatırladım. Duygulandım. 12 sene öncesine gittim. O güzel günleri bir daha yaşamak ne yazık ki mümkün değil. Karaağaçlık'ta oturduk, su içtik. Karaağaçlıktan Kızılağaçlığa kadar bayağı uzun bir yol varmış. Sırtımdaki 5 - 6kg'lık çantada ağırlaşmaya başladı. Soğuk Puğar'da 1998’de Çatak'ta yaptığım ve buraya getirdiğim oluk duruyor, doya doya su içtim. Asma Kaya bütün haşmetiyle üzerimize düşecek gibi insanı ürkütüyor. Başmağara Deresi'ne iyi bir köprü yapılmış. Yapanlara teşekkür ediyorum. Yağmur başladı. Şemsut Amca'nın evine ulaştık. İyi korunmamış. Bu tür evleri, giden insanların faydalandığı çok kıymetli yapılar olduğunu unutmadan özenle korumalıyız. Ancak yeterli özeni gösterdiğimizi maalesef söyleyemeyiz. Kule Deresini ineklerin geçişine uygun hale getirilmesi için yarım saat çalıştık. Taşla doldurduk. İsnen’in göle düşmesi çok eğlenceliydi. Kule’de, mağarada oturduk. Benim yürümem gittikçe zorlaşıyor. Ardınçın Düzü' de otlarla tamamen kaplanmış. Direk geçtik ve 50 metre ötedeki gürgenin altında oturduk. Çamsuya geldiğimizde Ragıp Küçükşahin araba ile bekliyordu. Atacak ikinci adımım kalmamıştı. Bir yayla serüveni böylece sona erdi.     


   Corak Yaylası

         Birçok yeni yer gördüm. 11 aylıkken gitmeye başladığım 1969 yılına kadar kesintisiz gittiğim yaylamızı bir kez daha, daha değişik bir bakış açısı ile izledim ve gözlemledim. Çocukluğumu, gençliğimi, iyi - kötü anılarımı hatırladım. Atalarımın ne kötü koşullarda hayat mücadelesi verdiğini düşündüm. Salma Yaylası'ndan alınan 40-50 kilogramlık yükü nasıl tepelere çıkardıklarını, nasıl derelere indirdiklerini düşündüm. Bu zor koşullarda yaşam mücadelesi veren büyüklerimizi kutlamak gerekir.     

        Zaman kısaydı. Daha geniş bir zamanda yine gideceğim. Çapuklu’dan saat 8’de ayrıldık. Yaklaşık 12-13 kilometrelik bu zor güzergahı 10 saatte tamamlayabildik. Beraber olduğum gruptaki arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.     

Ağustos 2010


   Corak'daki su

   Ganağdağ'da Mahağop
   Babamında bir kaç yıl kaldığı Çatak'daki ev.    Asma Kaya düşecek.
   Başmağara Deresi ve köprü.
   Kule Deresinde çalışma

Önceki Sayfa